Tick icon
Sepete eklendi
3. AĞA’NIN GELİNİ +21
45 TL
100 TL
Adet
157 sayfadan oluşmaktadır. Çalınma, kopyalanma, dağıtılma durumunda yasal işlem başlatılacaktır.

“Tanıştırayım, karım Azra Zana.”
O kelimeler… sanki beynime bir şimşek çarptı. Ben ve tüm aile, birbirimize bakarken şok içindeydik. Çünkü… biz hâlâ evlenmemiştik! Kalbim deli gibi atıyordu, nefesim sıkışmıştı. Neden yalan söylüyordu bu adam, bu yalan çok geçmeden ortaya çıkardı. İşte o zaman biterdik.
Yaşlı kadın, bastonunun ucuyla yere vurdu ve sinirle Jehat’a baktı:
“Ne dersin sen Jehat ağa, ağzından çıkanı kulağın duyar mı?”
Tüm bakışlar üzerimizdeydi. Ben gözlerimi kaçırmak isterken, yaşlı kadının yanında duran orta yaşlı kadına baktım; o ise bana oldukça şefkatle bakıyordu, diğerlerinin sert ve sorgulayan gözlerinden farklı. O bakış, içimde biraz olsun bir sıcaklık uyandırdı. Bu Bahar’ın düğününde tanıştığım kadındı.
Jehat Zana’nın annesiydi.
Jehat ise gözlerini tekrar yaşlı kadına dikti ve sakin ama kararlı bir sesle konuştu:
“Ben o kadınla evlenmeyeceğimi size söylemiştim. Siz ciddiye alıp ısrar ettiniz… ama bilmediğiniz bir şey vardı. Ben zaten aylar önce evlenmiştim.”
O an, kelimeleri duyduğumda içimde hem bir şok hem de bir karmaşa koptu. Evlenmişti… ama benimle birlikte… beynim bir anda kelimeleri işlemekte zorlanıyordu. Gözlerimle Jehat’ı aradım; o ise sanki bunu biliyor ve bunu bir zafer gibi anlatıyordu.
Kafam allak bullak oldu. Bu adam ne çeviriyordu böyle.
Yaşlı kadının sesi öfkeyle titredi, bastonu ile yere vurarak:
“Ne demek evlisin, hem de aylar önce?!”
Ben Jehat’ın arkasına hafifçe saklanırken, kalbim deli gibi atıyordu. Karnımdaki küçük sancı yüzümü buruşturdu, ellerim istemsizce karnıma gitti.
Jehat ise öyle rahat, sanki hiçbir şey olmamış gibi duruyordu:
“Evliyim.”

Bu ürün dijital ortamda teslim edilir.

Ödemeniz henüz tamamlanmadı
tutarındaki siparişinizin ödemesi henüz tamamlanmadı. Bu siparişinizi iptal edip, yeni bir sipariş oluşturmak istediğinize emin misiniz?