Sepete eklendi

Dijital ürün
%57
Tükendi

7. AĞA’NIN GELİNİ
39
TL
90
TL
104 sayfadan oluşmaktadır
“Bu evin sesle dolmasını istiyorum. Koşuşturmayla, kahkahayla… yalnız kalmamayı.” Diye devam ettim.
Jehat derin bir nefes aldı. Elini uzatıp saçlarımın arasından geçirdi, dağınıklığı umursamadan. Parmakları enseme değdiğinde gözlerimi kapattım. Bu dokunuş acele değildi, talepkâr hiç değildi. Sadece oradaydı.
“Ben de,” dedi sonra “Ama senin düşüncen farklıdır diye bir şey söylemedim”
“Benim düşüncem bu Jehat. Tek bir çocuk olmaz. Deha’ya kardeş olsun istiyorum, bi kardeşi olsun yalnız kalmasın”
“Sadece bir tane mi?” Diyerek muzipçe güldü.
“Sen kaç tane istiyorsun Jehat Ağa”
“Önce sen söyle Azra, sen ne düşünüyorsun” diye sordu. Dudak büktüm birkaç saniye düşündüm. “Ben iki diyordum. Üç olsa da hayır demem. Ama senin o muzip bakışın hiç ‘iki’ demiyor Jehat Ağa.”
Kısa bir kahkaha attı. Göğsü hafifçe yükselip indi. O an fark ettim bu kahkaha eskisinden daha sakindi. Daha yerli yerindeydi. Elini Deha’nın minik sırtına koydu, parmaklarını yavaşça gezdirdi.
“Ben kalabalık seviyorum” dedi. “Ev dolu olsun. Ses olsun. Kapılar çarpsın, oyuncaklar ayak altında kalsın. Akşamları sofraya kaç tabak koyacağımızı şaşıralım.”
İçim titredi. Tam da benim kurduğum hayaldi bu. Deha’nın nefesi aramızda düzenli düzenli yükselip inerken, kurduğumuz hayalin bu kadar aynı yerden çıkması beni rahatlattı.
“Ben de tam bunu istiyorum” dedim sessizce. “Kalabalık ama huzurlu. Biraz daha Deha büyüdükten sonra bir çocuğumuz daha olsun”
Jehat başını bana doğru çevirdi. Mavi gözleri muzip bir hale büründü. “Sence Deha büyüyüne kadar bekler miyiz?”
“Korunuruz” dedim. “Bir süre korunalım”
“Dün korunmadık Azra” dediğinde başımdan aşağı kaynar sular döküldü sandım. “Sende emzirirken ilaç kullanamazsın. Deha’ya da ilkinden hamile kalmıştım biliyorsun” dedi tüm gerçekleri yüzüme vurarak.
Omuz kırdım, “Olacağı varsa olur… Bizim için de bahane zaten…” diye uzanıp elini sıkıca tuttum.
“Evet Azra Zana, karım…”
“Jehat Zana, kocam…”
“Bu evin sesle dolmasını istiyorum. Koşuşturmayla, kahkahayla… yalnız kalmamayı.” Diye devam ettim.
Jehat derin bir nefes aldı. Elini uzatıp saçlarımın arasından geçirdi, dağınıklığı umursamadan. Parmakları enseme değdiğinde gözlerimi kapattım. Bu dokunuş acele değildi, talepkâr hiç değildi. Sadece oradaydı.
“Ben de,” dedi sonra “Ama senin düşüncen farklıdır diye bir şey söylemedim”
“Benim düşüncem bu Jehat. Tek bir çocuk olmaz. Deha’ya kardeş olsun istiyorum, bi kardeşi olsun yalnız kalmasın”
“Sadece bir tane mi?” Diyerek muzipçe güldü.
“Sen kaç tane istiyorsun Jehat Ağa”
“Önce sen söyle Azra, sen ne düşünüyorsun” diye sordu. Dudak büktüm birkaç saniye düşündüm. “Ben iki diyordum. Üç olsa da hayır demem. Ama senin o muzip bakışın hiç ‘iki’ demiyor Jehat Ağa.”
Kısa bir kahkaha attı. Göğsü hafifçe yükselip indi. O an fark ettim bu kahkaha eskisinden daha sakindi. Daha yerli yerindeydi. Elini Deha’nın minik sırtına koydu, parmaklarını yavaşça gezdirdi.
“Ben kalabalık seviyorum” dedi. “Ev dolu olsun. Ses olsun. Kapılar çarpsın, oyuncaklar ayak altında kalsın. Akşamları sofraya kaç tabak koyacağımızı şaşıralım.”
İçim titredi. Tam da benim kurduğum hayaldi bu. Deha’nın nefesi aramızda düzenli düzenli yükselip inerken, kurduğumuz hayalin bu kadar aynı yerden çıkması beni rahatlattı.
“Ben de tam bunu istiyorum” dedim sessizce. “Kalabalık ama huzurlu. Biraz daha Deha büyüdükten sonra bir çocuğumuz daha olsun”
Jehat başını bana doğru çevirdi. Mavi gözleri muzip bir hale büründü. “Sence Deha büyüyüne kadar bekler miyiz?”
“Korunuruz” dedim. “Bir süre korunalım”
“Dün korunmadık Azra” dediğinde başımdan aşağı kaynar sular döküldü sandım. “Sende emzirirken ilaç kullanamazsın. Deha’ya da ilkinden hamile kalmıştım biliyorsun” dedi tüm gerçekleri yüzüme vurarak.
Omuz kırdım, “Olacağı varsa olur… Bizim için de bahane zaten…” diye uzanıp elini sıkıca tuttum.
“Evet Azra Zana, karım…”
“Jehat Zana, kocam…”
Bu ürün dijital ortamda teslim edilir.
Bu ürünleri beğenebilirsiniz









