Sepete eklendi

Dijital ürün
%61
Tükendi

6. TÖRE SAHİBİ +21
39
TL
100
TL
148 Sayfadan oluşmaktadır. Çalınma, kopyalanma durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
Seride +18 içerikler vardır. ⚠️
ÖNİZLEME:
"Ben günümü gün falan etmiyorum Leyra, bunu o inatçı kafana sok!" diye tısladı, yüzünü yüzüme o kadar yaklaştırdı ki dudakları neredeyse dudaklarıma değecekti. “Senin derdini iyi biliyorum ben”
"Neymiş benim derdim?" diye meydan okudum, gözlerimi bir an bile o kapkara, dipsiz harelerinden ayırmadan. Kalbim göğüs kafesimi delmek ister gibi atıyordu, kokusu başımı döndürüyordu ama geri adım atmak ölüm demekti benim için. "Söyle Darkan, neymiş?"
Darkan’ın gözlerindeki o tehlikeli duman bir anda alev aldı. Tuttuğu elimi bırakmadan beni kendine doğru sertçe çekti. Aramızdaki o koca iki haftalık hasret, bir anda odadaki havayı yakıp kül edecek bir boyuta ulaştı.
"Derdin ben'im," diye fısıldadı boğuk, pürüzlü sesiyle. Gözleri hırsla inip kalkan göğsümde, boynumda ve en son yine dudaklarımda gezindi. "Derdin, bu tene başka bir kadının dokunma ihtimalinin bile seni çıldırtıyor olması. Beni delirtmek, benden nefret etmek istiyorsun ama benden uzak kalmaya da o kibirli gururun elvermiyor. Git diyen sendin Leyra... Ama şimdi şu odada, gözlerimin içine bakarken benden nefret eden o kadından çok daha fazlasını görüyorum. Söyle, haksız mıyım?"
Dudaklarımı birbirine bastırdım, beni böylesine tanıması, görmesi beni alaşağı etmişti. Gözlerimi kaçırmamak için kendimi zor tuttum.
“Derdim benimle evli olup başkasına gitmen. Derdim beni aldatman.” Dedim.
“Buraya bir başka kadının geldiğini söyledim mi?”
“İma ettin, gelecek dedin” Diyerek dişlerimi sıktım.
“Geldi mi diye soruyorum. Ya da sen başka bir kadının burada olduğunu gördün mü Leyra” diye sordu.
Seride +18 içerikler vardır. ⚠️
ÖNİZLEME:
"Ben günümü gün falan etmiyorum Leyra, bunu o inatçı kafana sok!" diye tısladı, yüzünü yüzüme o kadar yaklaştırdı ki dudakları neredeyse dudaklarıma değecekti. “Senin derdini iyi biliyorum ben”
"Neymiş benim derdim?" diye meydan okudum, gözlerimi bir an bile o kapkara, dipsiz harelerinden ayırmadan. Kalbim göğüs kafesimi delmek ister gibi atıyordu, kokusu başımı döndürüyordu ama geri adım atmak ölüm demekti benim için. "Söyle Darkan, neymiş?"
Darkan’ın gözlerindeki o tehlikeli duman bir anda alev aldı. Tuttuğu elimi bırakmadan beni kendine doğru sertçe çekti. Aramızdaki o koca iki haftalık hasret, bir anda odadaki havayı yakıp kül edecek bir boyuta ulaştı.
"Derdin ben'im," diye fısıldadı boğuk, pürüzlü sesiyle. Gözleri hırsla inip kalkan göğsümde, boynumda ve en son yine dudaklarımda gezindi. "Derdin, bu tene başka bir kadının dokunma ihtimalinin bile seni çıldırtıyor olması. Beni delirtmek, benden nefret etmek istiyorsun ama benden uzak kalmaya da o kibirli gururun elvermiyor. Git diyen sendin Leyra... Ama şimdi şu odada, gözlerimin içine bakarken benden nefret eden o kadından çok daha fazlasını görüyorum. Söyle, haksız mıyım?"
Dudaklarımı birbirine bastırdım, beni böylesine tanıması, görmesi beni alaşağı etmişti. Gözlerimi kaçırmamak için kendimi zor tuttum.
“Derdim benimle evli olup başkasına gitmen. Derdim beni aldatman.” Dedim.
“Buraya bir başka kadının geldiğini söyledim mi?”
“İma ettin, gelecek dedin” Diyerek dişlerimi sıktım.
“Geldi mi diye soruyorum. Ya da sen başka bir kadının burada olduğunu gördün mü Leyra” diye sordu.
Bu ürün dijital ortamda teslim edilir.
Bu ürünleri beğenebilirsiniz









