Sevgili okurlarımız,
Bir sınıf düşünün… Sıraları yerinde, duvarları sessiz, tahtasında yarım kalmış bir cümle: “Tahtaya yazmayı öğrendik, yaşamayı değil.”
Belki de yıllarca harfleri birleştirmeyi, sorulara doğru cevaplar vermeyi öğrendik. Fakat kimse bize kırılan bir kalbin nasıl onarılacağını, bir çocuğun gözlerindeki hüznün nasıl okunacağını ya da hayatın her zaman kitaplarda yazdığı gibi ilerlemediğini anlatmadı.
Arka kapağımızdaki sırtında kitaplarla dolu bir çanta taşıyan çocuk, omuzlarında yalnızca kitapları değil, henüz adını koyamadığımız nice hayali ve beklentiyi de taşıyor. Peki, çocuklara ne kadar bilgi yüklediğimiz kadar, onların kalplerine ne kadar dokunabildiğimizi de düşünüyor muyuz?
Bu sayımızda, öğrenmekle yaşamak arasındaki o ince çizgide duruyoruz. Çünkü eğitim yalnızca tahtaya yazılanlardan, ezberlenen bilgilerden ibaret değil; bazen bir çocuğu anlamak, bazen bir kalbe dokunmak, bazen de cevabını bilmediğimiz bir soruyla yüzleşmektir.
Dileriz bu sayımız, bildiklerimizi sorgulamaya ve unuttuğumuz insani yanlarımızı yeniden hatırlamaya vesile olur.
Unutmayalım; hayatın en kıymetli dersleri bazen hiçbir tahtaya yazılmaz.
Suskunluğumuz bir şehir kadar kalabalık.
Keyifli okumalar.
Bu dükkandaki tüm ürünler ücretsiz kargo ile gönderilir.

