







Yazar: Antonio Negri
Çev. Münevver Çelik & Melis İnan
264 sayfa – 13,5 x 19,5 cm
ISBN 978-605-7872-65-4
Marx’ı Foucault’dan sonra okumak neyi değiştirir? Ya da Foucault’yu Marx’ın açtığı patikalardan yürütmek?
Negri, kendi tabiriyle “çağdaş felsefede bir edimsellik ontolojisi” tanımlama arzusuyla bu sorulara yanıt arıyor. İki düşünürün fikirlerini birbirinin içinden geçirerek çağımızın mücadelelerini kavrayabilecek yeni bir düşüncenin imkânlarını oluşturuyor.
Marx’ın sermayenin emeği gerçek boyunduruk altına alması, canlı emek ve genel zekâ kavramlarını, Foucault’nun iktidar ve özneleşme kavramlarının içine yerleştiriyor. Marx’teki sınıflar mücadelesi, Foucault’nun özneleşme düşüncesiyle işte böyle karşılaşıyor. Böylece hem sermayenin tahakkümünü “biyoiktidar” üzerinden, hem de canlı emeğin edimsel gücünü “biyopolitika” üzerinden okumak mümkün hale geliyor.
Bu okumayla Negri bizi, gerek sermaye ile canlı emek arasında, gerekse iktidar ile direniş arasında, asla uzlaştırılamayacak olan antagonist ve materyalist bir ilişki düzlemine taşıyor. İşte tam da bu ilişki, günümüzde ortak olanın düzleminde varlığı değil yaşamın kendisini örgütleyecek “gerçekçi bir ontoloji ile dönüştürücü bir politika”nın icat edilmesinin ufkuna işaret ediyor.
Yazar Hakkında
İtalyan Marksist ve devrimci filozof Antonio Negri, İtalya’nın savaş sonrası politik sahnesinde Potere Operaio’nun kurucularından ve Autonomia Operaia’nın etkin üyelerinden biriydi. Michael Hardt ile birlikte kaleme aldığı İmparatorluk kitabı (Ayrıntı Yayınları, 2001) çağdaş politikaya çığır açıcı bir katkı olarak okundu. Negri’nin Spinoza, Marx, Lenin, İtalyan otonomist Marksizmi, Foucault, Deleuze ve Guattari gibi pek çok kaynaktan beslenen politik düşüncesinin seyri Türkçede yayımlanmış olan pek çok eserinden takip edilebilir.
Kargo ücreti: 100 TL
Bu dükkanda 800 TL ve üzeri siparişlerde kargo ücretsiz.









