Sen
400
TL
20x20 cm
Tuval kâğıda baskı
Çerçevesiz
Geyik, yüzyıllardır birçok kültürde zarafetin, sezginin ve kalbin bilgesinin sembolüdür. Şamanik geleneklerde o, bir ruh rehberidir; ormanın içinden yolu değil, yönü hissederek geçen bir varlık. Gücünü sertlikten değil, yumuşaklıktan alır.
Adımlarını kalbinle atmayı öğretir; çünkü kalbin bildiği yolu, akıl bilmez.
Sibirya ve Kuzey Amerika şamanlarında geyik, ruhun yolculuğunda rehberlik eder. Onu izleyen kişi, doğanın sadece çevresinde değil, içinde olduğunu fark eder. Kelt mitolojisinde ise geyik, gökle yerin birleşimini temsil eder: Boynuzları göğe uzanırken, ayakları toprağın köklerindedir. İnsanla evren arasındaki görünmez köprüdür o.
Türk mitolojisinde de geyiğin yeri benzersizdir.
Eski Türk destanlarında Ak Geyik, kutsal bir yol gösterici olarak karşımıza çıkar. Göçebe topluluklara yön veren, kaybolmuş kişileri koruyan, bazen Tanrı’nın elçisi, bazen de ataların ruhunu taşıyan bir simgedir.
Özellikle Yakut ve Altay mitolojilerinde, geyiğin “ruh dünyasına geçiş kapısını” açtığına inanılır. Şamanlar, trans hâlinde onun rehberliğinde göğe ya da yeraltı âlemine yolculuk ederdi.
Geyik, aynı zamanda dişil enerji, doğurganlık ve bereketin de sembolüdür; toprağın rahmiyle, göğün ışığı arasında dolaşır.
Tüm bu öğretilerde geyik bize aynı şeyi fısıldar:
Hayat, savaşarak değil; uyumla, sezgiyle, zarafetle yaşanır.
Evrenin kalbiyle senin kalbin arasında hiçbir duvar yoktur.
Dünya hakkında anlattığın her şeyin içinde kendini bulursun..
Belki de dünya, seni sana anlatmaya çalışan sessiz bir ormandır…
Tuval kâğıda baskı
Çerçevesiz
Geyik, yüzyıllardır birçok kültürde zarafetin, sezginin ve kalbin bilgesinin sembolüdür. Şamanik geleneklerde o, bir ruh rehberidir; ormanın içinden yolu değil, yönü hissederek geçen bir varlık. Gücünü sertlikten değil, yumuşaklıktan alır.
Adımlarını kalbinle atmayı öğretir; çünkü kalbin bildiği yolu, akıl bilmez.
Sibirya ve Kuzey Amerika şamanlarında geyik, ruhun yolculuğunda rehberlik eder. Onu izleyen kişi, doğanın sadece çevresinde değil, içinde olduğunu fark eder. Kelt mitolojisinde ise geyik, gökle yerin birleşimini temsil eder: Boynuzları göğe uzanırken, ayakları toprağın köklerindedir. İnsanla evren arasındaki görünmez köprüdür o.
Türk mitolojisinde de geyiğin yeri benzersizdir.
Eski Türk destanlarında Ak Geyik, kutsal bir yol gösterici olarak karşımıza çıkar. Göçebe topluluklara yön veren, kaybolmuş kişileri koruyan, bazen Tanrı’nın elçisi, bazen de ataların ruhunu taşıyan bir simgedir.
Özellikle Yakut ve Altay mitolojilerinde, geyiğin “ruh dünyasına geçiş kapısını” açtığına inanılır. Şamanlar, trans hâlinde onun rehberliğinde göğe ya da yeraltı âlemine yolculuk ederdi.
Geyik, aynı zamanda dişil enerji, doğurganlık ve bereketin de sembolüdür; toprağın rahmiyle, göğün ışığı arasında dolaşır.
Tüm bu öğretilerde geyik bize aynı şeyi fısıldar:
Hayat, savaşarak değil; uyumla, sezgiyle, zarafetle yaşanır.
Evrenin kalbiyle senin kalbin arasında hiçbir duvar yoktur.
Dünya hakkında anlattığın her şeyin içinde kendini bulursun..
Belki de dünya, seni sana anlatmaya çalışan sessiz bir ormandır…
Kargo ücreti: 100 TL
Bu dükkanda 600 TL ve üzeri siparişlerde kargo ücretsiz.

