Ay Tanrıçasının İkilemi - 2026 Genişletilmiş Edisyon
89
TL
19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu'nda, Konstantiniye'nin ihtişamı ile Rumeli'nin hüzünlü hatıraları arasında geçen bu roman; güç, kimlik, aidiyet ve kayıp üzerine kurulmuş çok katmanlı bir hikâyedir.
Makedonya'nın Selanik şehrinden Konstantiniye'ye uzanan zorlu yolculuklarıyla Cybele ve Adonia, geride bıraktıkları Rumeli'nin çok kültürlü dünyasını da yanlarında taşırlar. Çocukluklarının farklı dillerle, farklı inançlarla ve ortak bir hayatla örülü sokakları, artık yerini sarayın entrikalarına, çarşıların görünmeyen dengelerine ve devlet bürokrasisinin sessiz koridorlarına bırakmıştır.
Kaybolan kız kardeşini arayan Adonia, kendisini haremin, siyasetin ve görünmeyen güç odaklarının merkezinde bulurken; Cybele, masumiyet ile bilgelik, kader ile özgür irade arasında derin bir iç yolculuğa çıkar.
Saray görevlileri, tüccarlar, sarraflar, zanaatkârlar ve devlet adamlarının oluşturduğu bu büyük imparatorluk mozaiğinde, herkes görünenden daha büyük bir oyunun parçasıdır. Her karakter yalnızca geleceğini değil, Rumeli'de bıraktığı geçmişini de omuzlarında taşır.
Şiirlerle örülü bu roman, okuyucuyu yalnızca tarihî bir maceraya değil; insanın ait olduğu yeri, geride bıraktığı evi ve içinde taşıdığı gölgeleri sorguladığı sembolik bir yolculuğa davet ediyor.
Çünkü bazen insanı değiştiren, vardığı şehir değil; ardında bırakmak zorunda kaldığı vatandır.
Makedonya'nın Selanik şehrinden Konstantiniye'ye uzanan zorlu yolculuklarıyla Cybele ve Adonia, geride bıraktıkları Rumeli'nin çok kültürlü dünyasını da yanlarında taşırlar. Çocukluklarının farklı dillerle, farklı inançlarla ve ortak bir hayatla örülü sokakları, artık yerini sarayın entrikalarına, çarşıların görünmeyen dengelerine ve devlet bürokrasisinin sessiz koridorlarına bırakmıştır.
Kaybolan kız kardeşini arayan Adonia, kendisini haremin, siyasetin ve görünmeyen güç odaklarının merkezinde bulurken; Cybele, masumiyet ile bilgelik, kader ile özgür irade arasında derin bir iç yolculuğa çıkar.
Saray görevlileri, tüccarlar, sarraflar, zanaatkârlar ve devlet adamlarının oluşturduğu bu büyük imparatorluk mozaiğinde, herkes görünenden daha büyük bir oyunun parçasıdır. Her karakter yalnızca geleceğini değil, Rumeli'de bıraktığı geçmişini de omuzlarında taşır.
Şiirlerle örülü bu roman, okuyucuyu yalnızca tarihî bir maceraya değil; insanın ait olduğu yeri, geride bıraktığı evi ve içinde taşıdığı gölgeleri sorguladığı sembolik bir yolculuğa davet ediyor.
Çünkü bazen insanı değiştiren, vardığı şehir değil; ardında bırakmak zorunda kaldığı vatandır.
Bu ürün dijital ortamda teslim edilir.



