Sepete eklendi

Dijital ürün
Tükendi

Dul Ağanın Gelini +18 (TEK PDF)
149
TL
Mehir ve Aziz Ağanın hikayesidir. Basılı değildir. Mailinize PDF olarak gelecektir. Gelen kutusunda bulamazsanız Spam kutusunu da kontrol ediniz.
6 gün içinde dosyayı cihazınıza indirmeyi unutmayın.
Herhangi bir sorunda veya havale yoluyla Whatsaptan satın almak için: 05468808262 hattından yardım isteyebilirsiniz
***
Kesit
Annesi, gelinliği odanın ortasındaki tahta yatağın üzerine özenle bıraktı. Ardından hafifçe soluklandı ve Mehir’e döndü.
“Bak kızım…” diye başladı, bu sefer sesi daha yumuşaktı. “Biliyorum çok zor. Ama başka çaremiz yok. Aziz Ağa seni karısı yapmayı kabul etti. Bu bizim için bir nimet. Böyle bir şans ayağımıza kadar gelecek, aklımın ucundan bile geçmezdi.”
Mehir, annenin sözlerine kulak veriyor gibi görünse de gözlerini yerdeki ince tahta çizgilerinden ayırmıyordu. Zihninde binbir düşünce uçuşuyordu. Bir yandan istemiyorum evlenmeyi, diye bağırmak istiyor, öte yandan ailesine duyduğu bağlılık onu susturuyordu. İçinde yükselen öfkeyi ve çaresizliği bastırmak için dişlerini sıktı. Ama yapamayacaktı.
“Anne,” dedi sonunda, gözleri yaşla dolmuştu ama ağlamıyordu. “Ben istemiyorum. Ben… ben başka hayaller kurmuştum. Kendi sevdiğim insanla evlenmek, onunla bir yuvam olsun isterdim. Tanımadığım bir adamla, sadece zengin diye evlenmek istemiyorum. Parası beni mutlu etmeyecek.”
Annesi, korkuyla dolu bakışlarını kapıya doğru çevirdi. Dışarıda, düğün için oraya buraya koşuşturan insanların arasında laf taşıyan biri olur diye endişeleniyordu. Başlığı çoktan peşin aldıklarını, babasının bu sayede keçi sürüsünü büyüttüğünü, ailenin borçlarının çoğunu kapattıklarını biliyordu. Bütün bunlar bir günde olmuş gibi görünse de aslında aylarca süren pazarlıkların, aracıların girip çıktığı görüşmelerin sonucuydu.
“Sus kız, duyan olacak!” diye kızdı annesi. “Başlık parasını bile peşin aldık. Baban bir sürü keçi aldı, borçlar bitti. Artık kimseye muhtaç değiliz. Aziz Ağa sayesinde halimiz düzeldi. Bak, sakın bir delilik edip yanlış bir şey söyleyeyim deme!”
6 gün içinde dosyayı cihazınıza indirmeyi unutmayın.
Herhangi bir sorunda veya havale yoluyla Whatsaptan satın almak için: 05468808262 hattından yardım isteyebilirsiniz
***
Kesit
Annesi, gelinliği odanın ortasındaki tahta yatağın üzerine özenle bıraktı. Ardından hafifçe soluklandı ve Mehir’e döndü.
“Bak kızım…” diye başladı, bu sefer sesi daha yumuşaktı. “Biliyorum çok zor. Ama başka çaremiz yok. Aziz Ağa seni karısı yapmayı kabul etti. Bu bizim için bir nimet. Böyle bir şans ayağımıza kadar gelecek, aklımın ucundan bile geçmezdi.”
Mehir, annenin sözlerine kulak veriyor gibi görünse de gözlerini yerdeki ince tahta çizgilerinden ayırmıyordu. Zihninde binbir düşünce uçuşuyordu. Bir yandan istemiyorum evlenmeyi, diye bağırmak istiyor, öte yandan ailesine duyduğu bağlılık onu susturuyordu. İçinde yükselen öfkeyi ve çaresizliği bastırmak için dişlerini sıktı. Ama yapamayacaktı.
“Anne,” dedi sonunda, gözleri yaşla dolmuştu ama ağlamıyordu. “Ben istemiyorum. Ben… ben başka hayaller kurmuştum. Kendi sevdiğim insanla evlenmek, onunla bir yuvam olsun isterdim. Tanımadığım bir adamla, sadece zengin diye evlenmek istemiyorum. Parası beni mutlu etmeyecek.”
Annesi, korkuyla dolu bakışlarını kapıya doğru çevirdi. Dışarıda, düğün için oraya buraya koşuşturan insanların arasında laf taşıyan biri olur diye endişeleniyordu. Başlığı çoktan peşin aldıklarını, babasının bu sayede keçi sürüsünü büyüttüğünü, ailenin borçlarının çoğunu kapattıklarını biliyordu. Bütün bunlar bir günde olmuş gibi görünse de aslında aylarca süren pazarlıkların, aracıların girip çıktığı görüşmelerin sonucuydu.
“Sus kız, duyan olacak!” diye kızdı annesi. “Başlık parasını bile peşin aldık. Baban bir sürü keçi aldı, borçlar bitti. Artık kimseye muhtaç değiliz. Aziz Ağa sayesinde halimiz düzeldi. Bak, sakın bir delilik edip yanlış bir şey söyleyeyim deme!”
Bu ürün dijital ortamda teslim edilir.
Bu ürünleri beğenebilirsiniz









