Sepete eklendi

Dijital ürün
Tükendi

2(son) Araz ve Meysere (pdf)
149
TL
Pdf üründür.
Whatsapp sipariş hattı: 05468808262
***
Kalbin öldüğünü kimse anlamaz, bedenin sahibi bile… Hayatını hep böyle donuk yaşamış gibi her şeyden ümidini kestiğinin farkında olmazsın. Sadece hayattasın ama yaşamıyorsun. Taa ki seni hayata bağlayacak başka bir sebep bulana kadar…
Henüz 18 yaşındaydım annemi kaybettiğimde. Bir başıma kaldığımı düşünüp ölü gibi yaşarken bir mucize oldu: Annemin Kalbi hayatıma hiç beklemediğim bir surette geri döndü.
Nefret etmem gerekirken merhametine sığındığım, bir damla sevgi görmeyi beklediğim, o adam değil annemin kalbiydi. Aslında yanlış olan birçok şey vardı. O bana düşman gözlerle bakarken ben ona kaybettiğim benliğimi bulmuş gibi heyecan duyarak bakardım. O beni uzağına ittikçe ben ona pervane olmuş gibi ateşine çekilirdim. Bu garip ilişkinin dışarıdan nasıl göründüğü umurumda değildi. Tek istediğim annemi yanımdaymış gibi hissedebilmekti. Ancak onun taşlaşmış yüreğinde bir parça sevgi bulmak sokakta mücevher bulmaktan daha imkansızdı.
Aramızdaki ilişkinin ise bir adı yoktu. Birbirimize yabancıydık ama bir o kadar da görünmez bir bağla bağlıydık. Bu garip ilişkiye bir isim koyduğumda Araz'ın kollarının arasındaydım.
Onun bal gözlerine bakamadan "Annem gidince benden geriye bir Hiç kaldı. Sen ise hem beni kırıp hem de koruyorsun. Kimsen var mı diye sorsalar, adını söylerim ama bazen benim hiç kimse oluyorsun." dedim.
"Öyleyse soran olursa: Hiç kimsem yok dersin..." diye mırıldandı.
"Ben..." dediğimde başımı tutan eli yüzüme kaydı ve iki parmağı dudaklarımı kapatırken "Bir ölü sessizliğinde beni dinleyebilir misin Meysere?" diye sordu.
O, bir gün ölmemi isteyecekti ve ben ölecektim. Araz benim için insan suretine bürünmüş Azrail’di. O, benim ölü sessizliğine bürünmemi istiyorsa, ben daha iyisini yapıp üstüme ölü toprağı bile atabilirdim. Ama Araz bunu hiç bilmeyecekti...
Çünkü o benden uzaklaştığında yaşamak için bir sebebim kalmayacaktı.
Whatsapp sipariş hattı: 05468808262
***
Kalbin öldüğünü kimse anlamaz, bedenin sahibi bile… Hayatını hep böyle donuk yaşamış gibi her şeyden ümidini kestiğinin farkında olmazsın. Sadece hayattasın ama yaşamıyorsun. Taa ki seni hayata bağlayacak başka bir sebep bulana kadar…
Henüz 18 yaşındaydım annemi kaybettiğimde. Bir başıma kaldığımı düşünüp ölü gibi yaşarken bir mucize oldu: Annemin Kalbi hayatıma hiç beklemediğim bir surette geri döndü.
Nefret etmem gerekirken merhametine sığındığım, bir damla sevgi görmeyi beklediğim, o adam değil annemin kalbiydi. Aslında yanlış olan birçok şey vardı. O bana düşman gözlerle bakarken ben ona kaybettiğim benliğimi bulmuş gibi heyecan duyarak bakardım. O beni uzağına ittikçe ben ona pervane olmuş gibi ateşine çekilirdim. Bu garip ilişkinin dışarıdan nasıl göründüğü umurumda değildi. Tek istediğim annemi yanımdaymış gibi hissedebilmekti. Ancak onun taşlaşmış yüreğinde bir parça sevgi bulmak sokakta mücevher bulmaktan daha imkansızdı.
Aramızdaki ilişkinin ise bir adı yoktu. Birbirimize yabancıydık ama bir o kadar da görünmez bir bağla bağlıydık. Bu garip ilişkiye bir isim koyduğumda Araz'ın kollarının arasındaydım.
Onun bal gözlerine bakamadan "Annem gidince benden geriye bir Hiç kaldı. Sen ise hem beni kırıp hem de koruyorsun. Kimsen var mı diye sorsalar, adını söylerim ama bazen benim hiç kimse oluyorsun." dedim.
"Öyleyse soran olursa: Hiç kimsem yok dersin..." diye mırıldandı.
"Ben..." dediğimde başımı tutan eli yüzüme kaydı ve iki parmağı dudaklarımı kapatırken "Bir ölü sessizliğinde beni dinleyebilir misin Meysere?" diye sordu.
O, bir gün ölmemi isteyecekti ve ben ölecektim. Araz benim için insan suretine bürünmüş Azrail’di. O, benim ölü sessizliğine bürünmemi istiyorsa, ben daha iyisini yapıp üstüme ölü toprağı bile atabilirdim. Ama Araz bunu hiç bilmeyecekti...
Çünkü o benden uzaklaştığında yaşamak için bir sebebim kalmayacaktı.
Bu ürün dijital ortamda teslim edilir.
Bu ürünleri beğenebilirsiniz









