Ana sayfa
Ressam Onur Bekiroğlu, her eserine özel olarak hazırladığı özgünlük belgeleriyle sanatını koleksiyonerlere güvenle ulaştırır. Bu belgeler, iki nüsha olarak düzenlenir ve eserin özgünlüğünü resmi olarak teyit eder. Satın alınan eserler, koleksiyonerlere özgünlük belgesi ile birlikte teslim edilir.
Ankara Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü'nden 2010 yılında mezun oldum ve o süreç boyunca üniversite hazırlıklarına başladım. Ardından Marmara Üniversitesi Grafik Tasarım ve Hacettepe Üniversitesi Resim bölümlerini kazandım. Aslında, en doğru seçimlerden biri dediğim, ama o zamanlar biraz zorlandığım bir karar vererek Hacettepe Üniversitesi Resim Bölümü'ne girdim. Üniversite dönemimde teknik bilgiden çok sanatsal düşünce açısından gerçekten çok beslendim. Okurken prodüksiyon işleriyle uğraşmaya ve resim yaparak para kazanmaya da başladım. Bu şekilde sonraki yıllarda hayatımın adımlarını atmaya başladım. Mezun olduğumda hayata hazırdım diyebilirim.
—-Onur Bekiroğlu
Kırmızı kullanmamın konumla olan bağı çok derindir. Teknik olarak şöyle açıklayabilirim: Eğer ışık kaynağı bizden uzaklaşıyorsa, dalga boyu uzar ve bu durum "kırmızıya kayma" olarak adlandırılır. Kütleçekim etkisi altında, ışığın dalga boyu değişebilir. Büyük kütleli bir cisimden (örneğin bir kara delik) kaçan ışık, enerji kaybeder ve dalga boyu uzar. Bu, ışığın kırmızıya kaymasına neden olur. Gravitasyonel kırmızıya kayma, Einstein'ın Genel İzafiyet Teorisi tarafından öngörülmüştür ve zamanın büyük kütleler çevresinde nasıl yavaşladığını da açıklar.
-
Eser Üretimi.
Gravitasyonel kırmızıya kayma, zamanın büyük kütleler çevresinde nasıl yavaşladığını ve evrensel bir zaman algısının nasıl bozulduğunu da gösterir. Kırmızı, bu değişimi, dalga boyunun uzamasıyla zamanın genişlemesini simgeler. Eserlerimdeki kırmızı renk, bu zamansızlık hissini, zamanın büyük kütlelerin etkisiyle büküldüğü ve değiştiği bir evrenin sembolü olarak kullanır.
Renk seçimimdeki en büyük etkenlerden biri, insan beynine soru sordurmaktır. Bu nedenle, "Neden kırmızı?" sorusunu duyduğumda, "Evet, resim karşı tarafla iletişime geçti bile" diyorum.
Renk seçimimdeki en büyük etkenlerden biri, insan beynine soru sordurmaktır. Bu nedenle, "Neden kırmızı?" sorusunu duyduğumda, "Evet, resim karşı tarafla iletişime geçti bile" diyorum.
“Her şeyin anlamsızlaştığı bir düzende, kendi anlamımızı yaratmak tek çaremiz.”
Ana sayfa